PAYLAŞ

Şeytan çıkarma ayinleri, özellikle yabancı korku filmlerinin vazgeçilmez öğelerinden biridir. Peki bu ayinler ne kadar gerçek? İşte cevabı.

Türk yapımı korku filmlerinin ana teması nasıl ki, cinler ve benzeri varlıklarsa, yabancı korku filmlerinin kökeni de genelde şeytana ve şeytan çıkarma ayinlerine dayanıyor.

Peki şeytan çıkarma ayinleri ne kadar gerçek. Ya da ne kadar başarılı. Başarı oranı bilinmez ama sizler için başarısız olan şeytan çıkarma girişimlerini yazdık. Biraz ürkmeye hazır olun. İşte başlıyoruz…

Alman Anneliese sıradan bir aileden gelmiyordu. Michel ailesi son derece takıntılı ve koyu bir Katolik aileydi. 1960’lı yıllarda Anneliese’ın arkadaşları alkol alıp, toplumun sınırlarını zorlarken, o soğuk taş bir zeminde uyuyarak, annesi Anna Michel’in 1950’li yıllarda yaptığı gayri meşru bir doğumun kefaretini ödüyordu.

17 yaşına geldiğinde Anneliese’ye epilepsi teşhisi konuldu, ancak dua ederken bir takım sesler duyma gibi açıklanamayan bazı semptomlar da vardı. Bu sesler ona lanetli olduğunu ve cehennemde çürüyeceğini söylüyordu.

1973 yılında iki ayrı yere şeytan çıkarma ayini için başvuran Anneliese bu yerler tarafından reddedildi. Durumu gitgide kötüleşen Anneliese bir günde 600 defa diz çökerek dua ediyordu. Ancak bir süre sonra Anneliese köpek gibi havlamaya, örümcekleri yemeye ve kendi idrarını yalamaya başladı.

Bu semptomlar şizofrenliğe işaret ediyordu, ancak ailesi tıbbi müdahaleyi reddetti. Bunun yerine bir başka şeytan çıkarma ayini için kiliseye başvuruldu ve 1975 yılında bu başvuru kabul edildi.

Anneliese için 9 ay boyunca 67 şeytan çıkarma ayini düzenlendi ve 1976 yılında, beslenmeyi terk eden Anneliese açlık nedeniyle hayatını kaybetti. Son sözleri ise ‘Anne korkuyorum.’ oldu. Anneliese’in hikayesi The Exorcism of Emily Rose filminin de ilham kaynağı oldu.

BİR CEVAP BIRAK